sözde soykırım cezasını onaylayan Fransa!
Kurtuluş Savaşı'nda ülkemizi işgale kalkışınca
yediğin Osmanlı Tokatını çabuk unuttun galiba...

Biz İstanbul’u fethederek yeni bir çağ açtığımızda bile,
önce oradaki halkın can güvenliğini ve ibadet özgürlüğünü sağlamış,
550 yıldır, günümüz Türkiye’sinde bile
hala İstanbul’da patrikhanelerinin yaşamasına izin vermiş bir milletiz.


Biz, savaş esnasında düşmanını sırtında taşıyıp,
tedavi ettiren bir milletin çocuklarıyız...


ve bizim senin gibi sömürgelerimiz hiç olmadı...

TARİH TEKERRÜRDEN İBARETTİR...

günlerden 24 Şubat 1525....
Fransa Kralı Fransçois, Almanya ile yapılan Pavye Savaşı'nda yenilerek esir düşmüştür....
annesi büyükelçi ile Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman'a bir mektup gönderir.

Fransız kraliçesinin mektubu aynen şöyledir :

Şimdiye kadar oğlumun kurtuluşunu Şarlken’in insafına bırakmıştım.
Fakat Şarlken oğluma hakaretler etmektedir.
Dünyaya geçen hükmünüz, cihanın bildiği azamet ve şanınızla
oğlumun kurtulmasını temin etmenizi zat-ı şahanenizden niyaz ediyorum.


Bunun üzerine Kanuni Sultan Süleyman
esir François ve annesine şu cevabı gönderir.

Esirgeyen ve bağışlayan Allah’ın adıyla,
Cenab-ı Hakk’ın inayeti, rasuller aleminin yıldızının, Hz. Muhammed (s.a.v.)’in mucizesi,
dört halifenin ve Allah’ın sevgili kulları olan velilerin mukaddes ruhlarının yardımıyla...

Ben ki; Sultanların Sultanı, hakikatlerin buhranı ve yeryüzünün taç dağıtan sahibi,

Akdeniz’in, Karadeniz’in, Rumeli’nin, Anadolu’nun, Karaman’ın, Rum’un, Zülkadriye’nin,
Diyarbakır vilayetlerinin, Kürdistan’ın, Azerbaycan’ın, İran’ın, Şam’ın, Halep’in, Mısır’ın,
Mekke ile Medine’nin, Kudüs’ün, bütün Arabistan’ın, Yemen’in

ve daha nice memleketlerin ki,

büyük ecdadımın, (Allah onların buhranlarını nurlandırsın)
kaahir kuvvetleri ile feth eyledikleri ve Cenab-ı Hakk’ın bana nasip eylemiş olduğu,
ateş saçan kılıcımızla zafer kazanarak feth eylediğimiz nice diyarın Sultanı ve Padişahı,

Sultan Beyazıt Han oğlu, Sultan Selim Han oğlu, Sultan Süleyman Han’ım.

Sen ki ; Françe memleketinin beyi, Françesko’sun.

Saltanat makamıma elçi olan Jan Frangian ile gönderdiğin mektup
ve ayrıca şifai ricaların bana ulaştırıldı.
Memleketinizi düşmanın işgal ettiğini ve halen hapiste olduğunuzu bildirip,
kurtulmanız hususunda benim tarafımdan yardım edilmesini dilemişsin.
Her ne demiş ve istemişsen bana ulaştırıldı.
Ve bana arz olunan hususlar tafsilatıyla bilgime sunuldu.

Şöyle ki; beylerin esir alınıp hapsedilmesi, acayip şeylerden değildir.
Gönlünü rahat tut. İçindeki ateşi söndür.

Bizim büyük ecdadımız, Allah (c.c) kabirlerini nur etsin,
daima düşmanı kovmak, memleketler fethetmek için savaş yapmaktan geri kalmamışlardır.
Biz dahi onların yolunda yürümekteyiz.

Her zaman memleketler ve aşılması güç, sağlam kaleler fethetmişiz.
Gece-gündüz atımız eyerlenmiş, kılıcımız kuşanılmış durumdadır. Kader ne ise o olsun.
Bizim fikrimizin ne merkezde bulunduğunu, gönderdiğiniz elçiden sorup öğrenebilirsin.

Dilediğin üzere bütün teçhizatı ile donanmamı Hayrettin Paşa kumandasında gönderiyorum.
Şarlken’in hilesinden kendini koru!
Düşmanlarınla başa çıkabileceğin güce kavuşmadan sakın barış yapmayasın!

Bana itibar gösterip güvenenlere Cenab-ı Hak da yardım eder.
Zaferler kazanan kılıcımın gölgesinde huzur içinde olurlar.

Kanuni'nin Alman kralına gönderdiği kısa ve öz mektup da şu şekildedir.

Biz ki, diyar-ı Trablusgarbın, diyar-ı Libyanın, diyar-ı Mısırın, diyar-ı Rumun, diyar-ı ... vesaire´nin fatihi, Sultan Süleyman Han´ız.
Sen ki, Almanya Eyaletinin Kral´ı Sarlken´sin. Sana deriz ki, tez Fransız Kral´ı kulumuzu serbest bırakasın ".


Muhteşem Süleyman´ın koskoca Almanya İmparatoruna olan hitabı bu sekilde olur.
mektubu Alman Kralına göndermek için bir Paşa dahi tayin etmeye tenezzül etmeyen Süleyman Han,
bu işe sıradan bir Çavusu vazifelendirir.

Tabii neticemi ?
Fransiz Kralı derhal serbest bırakılır

Bir Türk'e,
Koskoca Kanuni Sultan Sülayman´a karşı durmak
azıcık yürek ister…

TÜRKİYEDE OKUTULAN TARİH KİTAPLARINI
TÜRK TARİH KURUMU'NUN YAZMASI DİLEKLERİMLE.....

siteme girmek için
www.ceplokantası.com

ve herkesi,
olmayan ermeni soykırımını onaylayan Fransa kaynaklı malları kullanmamaya,
ve çevresini bu yönde uyarmaya davet ediyorum...
işte liste..

Benzin: Total, Elf
Süpermarket: Carrefour, Gima, Dia Endi, ChampionSA
İnşaat: Ondulin Avrasya (Onduline -Bituline-Isoline), Lafarge, Chryso, Weber Markem
Seyahat: Air France, Club Med, Fransa'da tatil, Fransız Kültür Merkezi
Tıraş Bıçağı: BIC
Çakmak: BIC, Cartier
Kırtasiye: BIC, Sheaffer
Yoğurt: Danone, Yoplait
Şişe Suyu: Perrier, Danone, Evian
Mutfak ve diğer ev eşyalar: Tefal
Oto Lastiği: Michelin, Uniroyal, Recamic
Oto Yedek Parça: Valeo
Otomobil: Renault, Peugeot, Citroen
Spor Ekipmani: Le coq sportif
Motosiklet, Bisiklet: Peugeot
Giyim: Lacoste , Givenchy, Pierre Cardin, Yves Saint Laurent, Etam, René Derby, Sonia Rykiel, Cacharel, Daniel Hechter
Çanta: Longchamps, Lancel, Louis Vuitton
Şampuan: L'Oreal, Studio Line, Lancome
Saç ürünleri: L'Oreal, Studio Line, Garnier, Kerastase
Cilt Bakım ürünleri: Clarins, Guerlain, Avon, Avene
Bebek giyim, mama, oyuncak: Bledina, Mellin, Majorette, DPAM, Petit Bateau
Kozmetik: L'Oreal, La Roche Posay, Biotherm, Christian Dior, Clarins, Vichy
Parfüm: Chanel, Christian Dior, Clarins, Drakkar Noir, Fahrenheit, Lancome,Lavendar Harvest
Dergi: Marie Claire, Elle
Telekom: Alcatel
Sigorta: AXA, Günes Sigorta, Basak Sigorta, Basak Emeklilik (Groupama International)
Finans: Societe General Bankasi, TEB (Türk Ekonomi Bankasi)
İlaç firmaları : Sanofi (Aventis&Synthelabo&Pasteur ortakligi): Servier, Fournier, Guerbet, Pierre